Müzik harbi

Lemmy Simpsons’larda!

by on Oct.16, 2010, under HABER

lemmysimpsons-232x300Simpsons’ların çizgi roman yıllık Halloween özel sayısında bu sene sıradışı bir konukları var.Heavy-Metal devi Motörhead’in ikonik solisti ve basçısı Lemmy,Homer’ı cehenneme doğru bir gezintiye çıkarıyor.Yandaki resimde de görüldüğü üzere adaptasyon harikulade.

1 Comment more...

HAKKI YENMİŞ 10 ŞAHANE ROCK ALBÜMÜ!

by on Oct.03, 2010, under YAZI/İNCELEME

Kid A – RADIOHEAD

Yayınlandığı dönemde, belki de bir önceki şaheserleri “OK Computer”ün yarattığı büyük etki ve beklenti nedeniyle karışık yorumlar alan, bazı kritiklerce yerden yere vurulan “Kid A”, aslında grubun en sıra dışı ve cesur işlerinden biriydi ve kıymeti çok sonradan anlaşıldı.Grubun, çok riskli olmasına karşın elektronik müziğe göz kırptığı ancak altından başarıyla kalktığı bu çalışmasında, ”Idioteque” ve “Everything in it’s right place” gibi son derece iyi yazılmış ve düzenlenmiş parçalar bugün grubun canlı performanslarının demirbaşları arasındadır.

Led Zeppelin III – LED ZEPPELIN

İlk iki albümünde hard-rock’ı tanımlayan efsane grup, üçüncü albümlerinde beklenmedik bir şekilde folk-rock sularında gezinince hem dinleyicisi, hem de eleştirmenlerce dövülmekten beter edilmişti.Oysa ki “Gallows Pole” ve “Bron-Y-Aur Stomp” gibi akustik güzelliklerin yanında, blues kusursuzluğu “Since I’ve Been Loving You” ve Plant’in gırtlağını test ettiği açılıştaki “Immigrant Song” ile üçüncü albüm diğerlerinden aşağı kalmıyordu.

Pinkerton – WEEZER

Yapımı esnasında, grubun gitaristi, şarkı yazarı, beyni, kısaca her şeyi Rivers Cuomo’nun özel yaşantısında geçirdiği sıkıntılı dönemin birebir yansıması olan “Pinkerton”, son derece karanlık, bir o kadar da kirli bir rock soundun eşliğinde, açılıştaki manidar “Tired of Sex”den kapanıştaki akustik “Butterfly”a şüphesiz Weezer’ın en iyi albümüydü.Başta olumsuz eleştiriler alsa da, sonradan itibarı teslim edilmiştir.

IV – TOTO

Toto’nun eleştirmenlerce dışlanması sadece tek bir albümle sınırlı değildir.Aksine burada neredeyse bütün bir kariyerden söz edilebilir.Pop-Rock temelli benzersiz ve harikulade soundları,bu evrende iyi müziğin sadece Dylan ve Beatles’dan ibaret olduğuna inanan ve kendilerine entelektüel diyen kesimin önyargılarını kırmaya yetmese de, virtüozitenin ve süper müzisyenliğin takipçileri Toto’yu baş tacı etmişlerdir.IV grubun en bilinen ve ticari anlamda da en başarılı olmuş parçalarından bazılarını (Africa,Rosanna gibi) barındırmasının yanı sıra, bir bütün olarak da standartını hiç düşürmeden birinci sınıf bir dinleme deneyimi sunar.

Brave – MARILLION

İngiliz Prog-rock veteranları Marillion karizmatik solistleri Fish’i kaybettiğinde kısa süreli bir sarsıntı geçirse de, Steve Hogarth’ın gelişi ile boşluğu doldurmayı başarmışlardı.Hogarth ile birlikte yeni bir döneme giren grup ilk başlarda bazı hayranlarınca prog-rock kimliğinden uzaklaşmakla suçlansa da, hikayesi bir genç kızın intiharı üzerine kurulu 1994 tarihli konsept albümleri “Brave” ile tüm bu sızlanmaları sonlandırmıştı.Kısaca özetlersek, burada gerçekten hakkı yenmiş ve konsept albümler düzeyinde gerçek bir başyapıttan söz ediyoruz.Kapanıştan bir önceki “The Great Escape”e kadar dinleyiciyi deyim yerindeyse olumlu anlamda hapseden grup, sözkonusu parça ile belki de müzikal zirvelerine ulaşıyorlardı.

Joe Satriani – JOE SATRIANI

Virtüözite, bir gitaristin üzerine yapışan lanet gibidir.Hele bir de kariyerinizi Joe Satriani gibi sınırları zorlayarak inşa etmişseniz vay halinize! Müzikal olarak farklı bir yöne gitmeyi düşünmek, bir nevi intihar demektir.Adamımız arka arkaya yayınladığı ve çok iyi eleştiriler alan enstrümantel-shred harikalarının ardından, 1995’de keskin bir dönüşle en büyük idolü Jimi Hendrix’in yolundan giderek altmışlı yılların blues-rock’ı temelli ve biraz da Jazz katkılı kendi adını taşıyan çalışmasını yayınladı.Elbette başta hayranları albümü büyük bir hayal kırıklığı ve kızgınlıkla karşıladı, kritikler resmen doğradı, ancak “Cool #9”, “Moroccon Street”, “(You’re) My World” gibi parçalar Satriani’nin bugüne kadarki bazı en iyi ve çoşkulu gitar performanslarını içeriyordu.Albüm ister şarkı yazarlığı, ister müzisyenlik, ister prodüksiyon kriterlerine göre değerlendirilsin, her açıdan mükemmelliği eninde sonunda kabul görecektir.

Sex & Religion – VAI

Tıpkı bir dönem öğrencisi olduğu Joe Satriani gibi Steve Vai’da kariyerinin zirvesindeyken beklentilerin tam tersi yöne giderek herkesi şoke etmişti.Passion and Warfare ile enstrümantel gitar müziğini yeniden tanımlayan Vai, Sex & Religion’da kendine vokalde Devin Townsend, basta TM Stevens, davulda Terry Bozzio’dan oluşan süper bir grup kurdu ve tamamına yakını vokalli parçalardan oluşan albümü ile hem eleştirmenlerin hem de hayranlarının hışımına uğradı.Albümün genelinde, alışılmış rock formatının dışında seyreden, kimilerine göre oldukça garip müzikal fikirlerini temele yerleştirerek yer yer Metal’e göz kırpan Vai, kimselere yaranamamıştır.Yine de “Pig”, “Stil My Bleeding Heart” ve enstrümantel ballad “Touching Tongues” gibi parçalarla kendi şık stilini olumlu yönde güncellemeyi başarır.

Promised Land – QUEENSRYCHE

Kendilerini zirveye çıkaran, çoğunlukla tüm zamanların en iyi konsept-metal albümü olarak kabul gören “Operation:Mindcrime” ve en az onun kadar değerli takipçisi “Empire”ın ardından, Seattle’ın iftiharı Queensryche kataloglarının belki de en karanlık işine imza attı.Tempoları yavaşlatıp, daha progressive bir soundun altında, yer yer ilk single ”I am I” ve “Damaged” gibi bir önceki albümlerine göre çok daha sert ve hit potansiyeli taşımayan parçaları, akustik “Bridge” ve piano-ballad “Someone Else” gibi slowlar ile bir araya getiren grup, hızlı ve melodik power-metal tarzında veya “Empire”da olduğu gibi ilk dinleyişten dinleyiciyi yakalayan modern hard-rock parçalar bekleyen dinleyicisini ters köşeye yatırmıştı.Elbette eleştirmenlerin çoğunluğu albüme fırsat tanımadan dışladı ancak geçen yılların ardından grubun hayranları arasında kült bir klasiğe dönüştü.

Reveal – R.E.M.

Doksanlı yılların ilk yarısından itibaren “Losing My Religion” ve “Everybody Hurts” gibi hit parçalar ile MTV ve ana akımın en gözde alternative gruplarından biri haline gelen R.E.M., sonraları yayınladığı vasat albümler ve single’lar ile aynı etkiyi yaratamadı.Daha da kötüsü grubun daha kolej radyolarının favorisi olduğu ilk dönemindeki ve yavaş yavaş zirveye çıktığı zamanlardaki müzik kalitesinden çok uzaklarda olduğunu düşünenlerin sayısı da azımsanmayacak düzeydeydi.2001 tarihli albümleri “Reveal” ile yine kimseleri memnun edemediler belki ancak albüm kesinlikle grubun uzun bir aranın ardından çıkarmış olduğu en iyi işti.Her ne kadar önceki başarısız denemelerinin aksine sound olarak çok daha güvenli bir yol izleseler de, parçalar burada tek tek parlayacak derecede güçlüydüler.Sonuç olarak son derece akılda kalıcı “Imitation of Life” ile yeni bir hit kazandılar ama albümün asıl bombası fena halde melankolik “I’ll Take the Rain” idi.

For Unlawful Carnal Knowledge – VAN HALEN

Sammy Hagar bazı Van Halen hayranlarınca hiçbir zaman kabul görmedi.Sebebi gayet açık ve makuldür aslında çünkü Hagar grubu klasikleşmiş hard-rock soundundan uzaklaştırmıştır ve çok daha “Pop-Rock” bir alana taşımaktan sorumludur.Neyse ki birkaç hit ve ızdırap verici iki albümün ardından grup kendine gelir ve 1991 tarihli For Unlawful Carnal Knowledge’ı yayınlar.Eddie formdadır, parçalar güçlüdür, sound sıkıdır, ama Hagar’a takık hayranları yine umursamaz, eleştirmenler ortalama not verir.”Right Now” MTV’de büyük hit olur ve satışlar patlar.F.U.C.K.(yoksa fark etmemiştiydiniz:)) bugün dahi hak ettiği övgüleri almaktan çok uzak olmasına karşın yine de “Poundcake” ve “Judgement Day” gibi parçaları ile güzide bir rock albümüdür.

Leave a Comment more...

Are You Experienced?

by on Sep.29, 2010, under HABER

bruce-flemming-album-shot-alternate-530-85Gitar devrimini başlatan albümün daha önce hiç yayınlanmamış alternatif kapak pozu!

Leave a Comment more...

Revolution Calling!

by on Sep.28, 2010, under SAYGI DURUŞU

I used to trust the media to tell me the truth, tell us the truth
But now I’ve seen the payoffs everywhere I look
Who do you trust when everyone’s a crook?


Queensryche – Revolution Calling
Yükleyen EMI_Music. – Öne çıkan müzik videolarını izleyin.

Leave a Comment more...

Soundgarden – “Black Rain” Promo Video!

by on Sep.18, 2010, under HABER

28 Eylül’de yayınlanacak Soundgarden toplaması “Telephantasm” için “Badmotorfinger” döneminden hiç duymadığımız yeni bir parça.”Black Rain” albümün promosyonu için kullanılacak.


Click Here To Watch The Video

1 Comment more...

JIMI HENDRIX / 1942-1970

by on Sep.18, 2010, under SAYGI DURUŞU

JimiHendrixElektro Gitar’ın tarihçesinde ve gelişiminde kilometre taşı olarak kabul gören nadir anlar vardır.Bunların içerisinde en önemli ve şok edici olanı müzik dünyasının Jimi Hendrix ile tanışmasıdır.Bir peygamber misali,onun gelişi ile birlikte bilinen tüm sınırlar yerle bir olmuş,gitar onun ellerinde o zaman hayal edilemeyecek derecede agresif ve esnek bir enstrümana dönüşmüştür.Onun amfileri,pedalları ve gitarının whammy-bar’ını kullanış biçimi bugünün en temel tekniklerinin başlangıcı sayılır.Bununla birlikte,tanrı vergisi müzikal yeteneği ile bir şarkı yazarı,aranjör,prodüktör olarak da zamanının çok ötesinde bir müzisyen olan Hendrix,çok kısa süren yaşamından geride bıraktıkları ile tüm zamanların en büyük gitaristi olarak kabul görür.Bugün 18 Eylül 2010; yani Jimi Hendrix’in 40.ölüm yıldönümü.Yaşasaydı şu yaşta olacaktı veya ah vah çok genç gitti gibisinden baygınlık getiren geyiklere hiç gerek yok çünkü çok kısa kariyeri boyunca yaptıkları inanın fazlasıyla iyi ve yeterlidir.Albümlerini,yayınlamaya ömrünün yetmediği tamamlanmamış kayıtları veya canlı konser kayıtlarını dinlediğinizde sanki bu dünyadan “benden bu kadar,eyvallah” diyerek gittiğini düşünebilirsiniz.Rock,Jazz,R&B,Soul,Psychedelic ve mevcut ne kadar müzikal tür varsa hepsinden nasiplenerek ve sınırlarını zorlayarak,bunları kendince harmanlamış, tümüyle orijinal ve klasik mertebesinde kayıtlara imza atmıştır.Kendimden de biliyorum ki,bir şekilde müzikle haşır neşir olan herkes onun büyüklüğünü hayatının herhangi bir döneminde kabul etmiştir ve edecektir.Bir gün oturmuş MTV seyrederken onun hakkında bir belgesele denk gelmiştim.Benim için her zaman bir gitar ve müzik tanrısı olan Steve Vai onun ne kadar müthiş olduğunudan bahsediyor,övgüleri ardı ardına sıralıyordu.Ben ise o zaman 13-14 yaşlarımda buna bir anlam verememiştim çünkü bana göre Vai tek tanrıydı.Ancak müzikal olarak ufkum genişledikçe ve sonradan Hendrix albümlerini tekrar tekrar dinlediğimde ona hak verdim.Steve Vai benim için hala bir ilahtır ve bana göre gelmiş geçmiş en büyük gitaristtir,ama Jimi Hendrix olmasaydı Vai’da bambaşka olurdu şüphesiz.Band of Gypsys albümünden “Machine Gun”ı dinleyin; bu derece agresif,korkutucu,dramatik ve kusursuz bir canlı performansa tanıklık etmeniz belki size onun büyüklüğü hakkında bir fikir verebilir.Bugün saniyede bir milyon nota basabilen gitaristlerin onun yanına dahi yaklaşamıyacağını anlayabilirsiniz.Aşağıda sizlere tavsiyelerimizi sunarken kendisine geride bıraktığı muhteşem müzikal miras için teşekkürü borç biliriz.

Dinleyin;

Albümler:
Are You Experienced – 1967
Axis:Bold As Love – 1967
Electric Ladyland – 1968
Band of Gypsys -1970

Klasik Parçalar:
Purple Haze
Little Wing
All Along the Watchtower
Voodoo Child(Slight Return)
Crosstown Traffic
Spanish Castle Magic
Hey Joe
Machine Gun
Red House

Leave a Comment more...

Joe Satriani Dönüyor!

by on Sep.11, 2010, under HABER

joesatrianiJoe Satriani için daha önce söylenmemiş ne söylenebilir ki.Gitar mevzusunda onunla çarpışabilecek çok az isim mevcuttur şu alemde.Ancak,onu diğerlerinden ayıran en önemli özelliği bir müzisyen olarak da olayı çoktan aşmış olmasıdır.Herhangi bir Satriani albümünde daha ilk dinleyişte hafızanıza kazınan şahane melodiler,on numara gitar performansı ve müzisyenlik standarttır.İlk büyük çıkışını gerçekleştirdiği 1987 tarihli klasik “Surfing with the Alien” albümünden bu yana kataloğunda tek bir vasat albüm yoktur.Joe Satriani, 5 Ekim 2010’da yeni albümü “Black Swans and Wormhole Wizards” ile geri dönüyor.İlk single “Light Years Away” resmi web sitesi www.satriani.com adresinden dinlenebiliyor.Eğer albümdeki diğer parçalar da bu kadar iyiyse, yeni albüm canavar demektir.Albümün çıkışını takiben Satriani bir dünya turnesine çıkıyor.Şimdilik ilan edilen tarihlerde Türkiye görünmüyor; geçen sefer kaçırmıştım ancak olur da gelirse bu sefer kesinlikle affetmem.

Leave a Comment more...

Mike Portnoy Şoku!

by on Sep.10, 2010, under HABER

mike+portnoyDünyanın en iyi davulcularından biri olarak kabul gören Mike Portnoy, kurucularından olduğu grubu Dream Theater’dan ayrıldığını açıklayarak tüm rock camiasını şok etti.Ayrılık nedeniyle her iki taraf birer açıklama yayınladı.”Asla yazacağımı hayal etmediğim birşeyi yazmak üzereyim” diyerek duygusal bir şekilde sözlerine başlayan Portnoy’a göre ayrılığının nedeni 20 yıldan uzun bir süredir aralıksız olarak devam eden şarkı yazma/kayıt/turne döngüsünün kendisi için artık dayanılmaz bir hal alması.Bunu diğer grup üyeleri ile paylaştığında ve biraz yavaşlamaları gerektiğini söylediğinde olumsuz yanıt almış ve kendisine gerekirse onsuz devam edileceği söylenmiş.Grup tarafından yapılan ilk açıklamaya göre ise Portnoy müzikal olarak farklı şeyler yapmak istediğinden dolayı böyle bir karar almış.Dream Theater boşluğu doldurmak üzere çalışmalara başlasa da grubun hayranlarının tepkisinin çok büyük olacağını tahmin etmek için kahin olmaya gerek yok.O pozisyona uygun bir iki davulcu biliyoruz ancak “Rush” veya “Slipknot”un böyle bir şeye izin vereceğini zannetmiyoruz!

Leave a Comment more...

Megadeth – Rust in Peace Live Promo!

by on Sep.10, 2010, under HABER

7 Eylül’de yayınlanan yeni Megadeth DVD’si “Rust in Peace Live”dan “Hangar 18″i seyredin;canlı performans görün!

Leave a Comment more...

Lars Ulrich’in “Some Kind Of Monster” pişmanlığı !

by on Jul.17, 2010, under HABER

55973910Metallica’nın finanstan sorumlu davulcusu Lars Ulrich geçenlerde Avustralya Herald Sun’a yaptığı açıklamada, fiyasko albümleri St.Anger’ın yapım sürecinde yaşadıklarını içeren “Some Kind of Monster” isimli dökümanter filmin çok büyük bir hata olduğunu itiraf etti. Noel Gallagher’ın her karşılaştıklarında filmden repliklerle kendisiyle dalga geçtiğini söyleyen Ulrich, “o berbat döneme üç yıl boyunca katlandım ve akıl dışıydı; eminim birçok müzisyen benzer şeyleri yaşamıştır ama, onlar bunu filme alarak yayınlayacak kadar aptal değiller. ” diyerek pişmanlığını dile getirdi. Diğer yandan şu anda grubun havasının mükemmel olduğunu söyleyen Ulrich, 2008’deki “Death Magnetic”i takip edecek yeni albüm için çalışmalara bir yıldan az bir sürede başlayabileceklerini de eklemeyi ihmal etmedi.“Load” ile “St.Anger” arasındaki gibi bir şey yapmasınlar da !

Leave a Comment more...